HAK-PAR: Vaadlere değil, uygulamaya bakmak gerekir -///=> ANP
HAK-PAR: Vaadlere değil, uygulamaya bakmak gerekir
2008-03-21  
HAK-PAR : Vaad edilen paketler bugüne kadar uygulanmadığı için inandirici olamiyor. AKP, geleneksel resmi çizgide israr etmeyi bırakmalı: Güvenlik, ve Ekonomik sosyal boyut söylemi 84 yildir sorunu çözemedi. Hükümet demokratik açılımlarda cesur olmalı.
Kürd partileri Erdoğan’ın ‘Kürd Paketini’ değerlendiriyor (6)
ANP / Roni Alasor / Brüksel, 20 Mart 2008 - Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan bundan bir süre önce Kürd coğrafyasında kullanılmak üzere ‘12 milyar dolarlık bir paket’ açacaklarını söyledi.
Federal Kürdistan’a yönelik yapılan en son askeri harekattan hemen sonra açıklanan ‘paket’ Türkiye’de, Kürdistan coğrafyasında ve Kürd sorununu Brüksel ve Vaşington’dan yakından izleyen Avrupa Birliği ve ABD çevrelerinde değişik tepkilere neden oldu.
- Peki yeni paket Kürd sorununu, Kürdistan coğrafyasında yaklaşık 25 yıldır süren ve on binlerce insanın yaşamına neden olan savaşı, kan ve göz yaşlarını durdurabilecek mi ...
- Kürd siyasi hareketleri Başbakan Erdoğan’ın yeni reform paketine nasıl bakiyor ...
- Kürd parti liderlerinin, Kürd sorununun çözümüne, toplumsal barış ve uzlaşmanın sağlanabilmesine ilişkin görüş ve önerileri nedir ...
Elimize ulaşan bütün Kürd siyasi parti ve örgütlerinin görüşlerini olduğu gibi yayınliyoruz. Ulaşamadığımız siyasi örgüt ve çevreler bize görüşlerini araratnewspublishing@hotmail.com e-mail adresi ile ulaştırabilirler. 
.....................
HAK-PAR Genel Başkanı Sertaç Bucak: Ekonomik-Güvenlik Paketler yerine demokratik açılımlarda cesur olunmalı
Bugünkü konuğumuz Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR) Genel Başkanı Sertaç Bucak. Sertaç Bucak da Bucak aşiretinın bir mesubu...
1979 yılında Apocu hareketin ‘Bucaklarla savaşı’ndan, 1993 yulında Kek Serhat Bucak’ı ve daha sonra kardeşi Kek Sertaç Bucak’ı tanıyana kadar, ‘Bucaklar’ ismini her işitiğimde tüylerim diken diken olurdu. Küçüklüğümden beri şeyh-ağa-aşiret üçlüsüne aşırı tepkimden olsa gerek, Apocuların ‘Feodallerle savaşın’ sembolu haline getirdikleri ‘Bucaklar savaşında’ o kadar etkilenmiştim ki annemin ağlayarak karşı çıkışları olmasaydı ben de Serhat’tan Bucaklarla savaşmak üzere Siverek’e gidecektim.
Ancak Kek Serhat ve Kek Sertaç’ı tanıdıktan sonra, Çiller-Ağar-Güreş ve Abdullah Çatlı gibi çetelerle işbirliği mahkemelerce de kanıtlanan diğer korucu Bucakların yaptıklarını bütün Bucaklara mal etmedim. Serhat ve Sertaç ağabeyler, Kuzey Kürtlerinin siyasi tarihlerinde yurtsever bir şahsiyet olarak tanınan, Türkiye Kürdistani Demokrat Partisi T-DKP kurucularından merhum Faik Bucak’ın oğulları. Baba Bucak siyasi kimliğinden dolayı 1966’da bir cinayete kurban gider. Hem de çocuklarının gözleri önünde…
Ama hukukçu baba Faik Bucak’ın geride bıraktıkları çocukları merhum babanın mücadele bayrağını devr alırlar.
Bunlardan biri de mühendis Sertaç Bucak. Babasının siyasi sürgününden dolayi, Gürün-Sivas-doğumlu sürgün çocuğu. Sertaç 30 yıldan fazla Almanya’da yaşadı.
Sertaç Bucak, 2004 yılında baba ocağı Siverek’e döndü. Türkiye’ye dönmeden önce, merkezi Almanya’da bulunan ve eski Almanya Başbakanlarından (Federal Almanya Şansölyesi) Gerhard Schröder’in himayesinde düzenlenen Uluslararası Kürt İnsan Hakları Konferansında kuruluş kararı alınan Uluslarası Kürt İnsan Hakları Merkezi’nın başkanlık ve yöneticiliğini yaptı.
12 Kasım 2006 yılında Ankara’da yapılan Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR) 2. Olağan Kongresinde Genel Başkanlığa seçildi.
Ama yasaklar Sertaç Bucak’ın da yakasını bırakmadı. Silahlı mücadeleye karşıtlığıyla tanınmasına rağmen. Türkiye dostu Federal Almanya Şansölyesi Gerhard Schröder’in tanıdığı bir sima olmasına rağmen, Nisan 2007 tarihinde baba toprağı Urfa’da yaptığı bir konuşmasından dolayı Urfa Cumhuriyet Başsavcılığınca tutuklanarak cezaevine konuldu. Hakkında bir çok siyasi dava açıldı. Ama berat etti ve hala HAK-PAR Başkanlığını yürütüyor.
Dizimizin bugünkü bölümünde görüşlerini açıklayacak olan HAK-PAR Başkanını tanıtmaya çalışırken biraz tarihe ve Bucaklara uzandık. Söz, Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR) Genel Başkanı Sertaç Bucak’ın :
Hükümet ‘paketler’ yerine demokratik açılımlarda cesur olmalı
Türkiye’de vaadler ve uygulama arasında açık hep büyük olmuştur. Vaad edilen “Paketler de” bugüne kadar uygulanmadığı için inandirici olamiyor . Onun için uygulamayi görmek ve cesaretlendirmek gerekiyor.
Ancak vaadlere bakıldığında, “vaadlerin mantığında” hareket ile  (Sn. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın New York Times röportajini baz alarak söylüyoruz, zira resmi bir belge yok söylem var...) “sorun”u “ekonomik ve sosyal kalkınma”yı esas alarak çözebilmek yetmeyecek. Vaad edilen ekonomik boyut gerçekleşir ise (şimdiye kadar bundan evvelki hükümet yetkilileri de söyleyip, yapmadılar) bölgede kuşkusuz önemli ekonomik ve sosyal gelişmeler olur. Ancak bu Kürt sorununun çözümüne melhem olmaz. Zira söz konusu sorunun siyasi boyutu gözardi ediliyor. Yani eski gelenekçi siyasi tavır sürdürülüyor. Bu da Kürt sorununun kapsamli çözümü demek değildir.
Sn. Başbakan’ın örneğin “Kürtçe, Arapça ve Farsça televizyon kanali” projesi de ister istemez akla şu soruyu getiriyor: Türkiye’de Arap ve Fars sorunu varmi ki bu dillerde yayin Kürtçe ile birlikte gündeme getiriliyor? AK Parti iktidari maalesef soruna yaklaşımında hala geleneksel resmi çizgide israr ediyor: Güvenlik Boyutu ve Ekonomik sosyal boyut. Bu da 84 yildir sorunu çözemedi. Daha da derinleştirdi.
Vaadlere gelince : 301’e ilişkin gelişmeler hala belleğimizde. Nasil konjüktürel olarak feda edildiği de çabasi. Düşünve ve ifade özgürlüğü üzerindeki kısıtlamalar kaldırılmadan Kürt ve demokrasi sorununun çözümünü olanakli görmüyorum.
Verilen sözler ve uygulamalar arasindaki açık makas, maalesef Türkiye’de Kürt sorunu söz konusu olduğunda yerini koruyor. Hep birlikte göreceğiz. Kopenhag Kriterleri’nin uygulanmasi daha çok demokrasiyi ve özgürlükleri gündeme getirecektir. Böylesi bir gelişme Kürt sorununun çözümünün önünü açacaktir. Kürtlerin kendi kendisini yönetmesinin en doğru biçiminın, demokrasi ve özgürlükler üzerinde şekillenecek olan Federal yönetim biçimi olduğuna inaniyoruz.
Hükümet demokratik açılımlarda cesur olmalı. Türbandaki cesareti Kürt sorununda da göstermeli. Kürt diliyle eğitim için adım atılmalı.
Dizimize DTP adına DTP Eş Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, yaklaşık 50 yıldır Kürd siyasi tarihinde tanınan siyasetçi-yazar Kemal Burkay ve DEP eski Milletvekili ve Kongra Gel/KCK Başkanlık Konseyi üyesi Remzi Kartal ile devam edeceğiz...


Print


.
2016-12-03 - 17 :56    SABAH`ın REZALETİ ve UTANÇ HABERİ
2016-01-22 - 16 :31    Qazî MIHEMED: DÜŞMANLARINIZA ALDANMAYIN
2016-01-07 - 15 :30    KÜRT TARİHİNIN GİZLİ HAZİNELERİ AÇIKLANIYOR
2015-05-24 - 00 :52    Osmanlılar ve Acemler Arasında Kürdler
2015-05-24 - 00 :35    “Azeriler ve Ermenilerin Kürdlere karsi soykırımi”
2015-03-28 - 07 :54    Arap şövenistleri Rojavayı nasıl Araplaştırdı ?
2015-03-28 - 07 :43    Susuz Hoşgeldi köyünden Başbakan Davutoğlu’na çağri
2014-12-20 - 08 :33    ŞENGAL işit vahşetinden KURTARILDI !
2014-04-26 - 17 :07    Kürt imamlardan Ermenilerin korunması için fetva
2012-12-05 - 16 :43    Ninelerimizin Ermeni komşuları
2012-11-24 - 15 :54    Müslümanlar Ermenilerin nesi olur?
2012-08-18 - 00 :21    Rusya’nın Ortadoğu politikası
2012-04-03 - 02 :37    Sabri Atman : Süryani Soykırımı kabul edilsin
2012-01-17 - 00 :26    Federal Kürdistan’da politik islamin anatomisi
2011-12-28 - 00 :12    Diken : Fıleleri kaybettiğimizde coğrafyamiz da yoksullaştı
2010-11-21 - 01 :11    Cumhuriyet Kürdlere Ne Kazandırdı?
2009-08-27 - 23 :26    Kafkasya Kürdistan`ının iadesi
2009-02-17 - 02 :45    Burkay : Din-Siyaset ilişkileri-3
2009-02-13 - 01 :44    Burkay: Din-Siyaset ilişkileri-2
2009-02-01 - 00 :01    Burkay; Din-Siyaset ilişkileri-1



About us  |  Contact information
Copyright 2008, ANP. All rights reserved.
Powered by Med Diplomatic