DTP : Pakette Kürd sorunu ve demokrasi yok -///=> ANP
DTP : Pakette Kürd sorunu ve demokrasi yok
2008-03-21  
DTP Başkan Yardımcısı Tuncel: Pakette, işsizlik ve yoksulluk sorunuyla kapsamlı bir devlet politikası yerine, bölgesel asgari ücret uygulaması gibi Kürdün yoksulluk sınırında istihdam edilmesini sağlayacak önlemler var.
Kürd partileri Erdoğan’ın ‘Kürd Paketini’ değerlendiriyor (7)
ANP / Roni Alasor / Brüksel, Newroz 2008 - Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan bundan bir süre önce Kürd coğrafyasında kullanılmak üzere ‘12 milyar dolarlık bir paket’ açacaklarını söyledi.
Federal Kürdistan’a yönelik yapılan en son askeri harekattan hemen sonra açıklanan ‘paket’ Türkiye’de, Kürdistan coğrafyasında ve Kürd sorununu Brüksel ve Vaşington’dan yakından izleyen Avrupa Birliği ve ABD çevrelerinde değişik tepkilere neden oldu.
- Peki yeni paket Kürd sorununu, Kürdistan coğrafyasında yaklaşık 25 yıldır süren ve on binlerce insanın yaşamına neden olan savaşı, kan ve göz yaşlarını durdurabilecek mi ...
- Kürd siyasi hareketleri Başbakan Erdoğan’ın yeni reform paketine nasıl bakiyor ...
- Kürd parti liderlerinin, Kürd sorununun çözümüne, toplumsal barış ve uzlaşmanın sağlanabilmesine ilişkin görüş ve önerileri nedir ...
Elimize ulaşan bütün Kürd siyasi parti ve örgütlerinin görüşlerini olduğu gibi yayınliyoruz. Ulaşamadığımız siyasi örgüt ve çevreler bize görüşlerini araratnewspublishing@hotmail.com e-mail adresi ile ulaştırabilirler. 
..........................................................
DTP Eş Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel :
Başbakan Erdoğan tarafından gündeme getirilen en son paketle Kürt sorununun özü gözden kaçırılmak istenmektedir. Kürt sorunu ekonomik ve kültürel yansımaları da bulunan siyasi bir sorundur ve çözümün de siyasi düzlemde, halkın talepleri dikkate alınarak bulunması gerekmektedir
Bugünkü konuğumuz DTP Eş Baskan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel. Tuncel hakkında neler söylenmedi ki... ‘İllegal örgütten’ dolayı hapse atıldı. Hakkında 15 yıl ceza istendi. Ama kanıt ve tanıkların bulunması kolay olmadı. Türk ve Kürd seçmenler hapiste iken Tuncel’i ‘tutuklu’ milletvekili adayı gösterdiler. Tuncel 22 Temuz 2007 parlamento seçimlerinde İstanbul 3. Bölgeden halk tarafından seçilerek TBMM’ye gönderildi.
Guienes book of world records kitabının siyasi tarihinde yer edinip edinmediğini bilmediğimiz aslen Malatyalı Alevi Kürd olarak bilinen Tuncel parlamentoya seçilince sonra hakkında yeni idialar ortaya atıldı : Kürdler tarafından zorla asimle edilmiş bir Türk... Akşam gazetesi yazarlarından Güler Kömürcü’nün köşesine (17.08.2007) konuk olan ‘tarihçi’ milliiyetçi bir Türk, ‘Doğu Anadolu’da 1514’ten 1909’a kadar süren baskı sonucunda birçok Alevi Türk boyu Kürtleşti. İşte Sabahat Tuncel de Kürt aşiretlerinin baskısı sonucu kimliğini unutmuş, yitirmiş en öz Türk boylarından birinin çocuğudur. Sabahat Tuncel’in ailesi, Balaban Aşireti’nden. Balabanlar, büyük bir aşiret olan Begdili Aşireti’ne bağlıdır.
Sebahat Tuncel Türk veya Kürd, ne fark eder. Türkün ak yüzü İsmail Beşikçi ve Akın Birdal da Türk değilller mi ? Kaldiki Türk oğlu Türk Akın Birdal da Tuncel ile aynı partinın düşünce ve koltuklarını paylaşiyor.
Bugün söz, Osmanlıya dayanan zalim Kürd aşiretlerinın zorla Kürdleştirdiği Balaban Aşireti’nin kızı DTP Başkan Yardımcısı Milletvekili Tuncel’ın.
DTP Eş Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel :
Kanımızca, Türkiye’de yaşanan Kürt sorununu doğru tanımlamak çözüm noktasında önemli bir yer tutmaktadır. Zira bugün Türkiye’de sayıları 20 milyonu bulan ve halk olmaktan kaynaklı haklarını kullanamayan bir Kürt nüfus bulunmaktadır. Uzun yıllar boyunca kendi dilini konuşup yazmasına, kendi kimliğini, kültürünü özgürce yaşayıp gelecek kuşaklara aktarmasına izin verilmeyen Kürt halkı; aynı zamanda işsiz ve yoksul bırakılmıştır. Bu noktada, AKP hükümetinin bölgeye yönelik olarak şimdiye kadar getirdiği açılımların insanlara bedava makarna, bakliyat dağıtarak Kürt halkını bir sadaka kültürüne alıştırma amacını güttüğünü ve bölgedeki yoksulluk ve işsizliğin çözümünün bir devlet politikası şeklinde ele alınmadığını biliyoruz. AKP hükümeti tarafından getirilen paketteki ekonomik yatırımlar ayağı da göz boyamaya yöneliktir. Bölgedeki işsizlik ve yoksulluk sorunuyla kapsamlı bir devlet politikası oluşturularak mücadele etmek yerine, bölgesel asgari ücret uygulaması gibi Kürt insanının yoksulluk sınırında istihdam edilmesini sağlayacak önlemlerle bölgeye sermaye çekilmeye çalışılması söz konusu olacaktır. 
Başbakan Erdoğan tarafından gündeme getirilen en son paketle Kürt sorununun özü gözden kaçırılmak istenmektedir. Kürt sorunu ekonomik ve kültürel yansımaları da bulunan siyasi bir sorundur ve çözümün de siyasi düzlemde, halkın talepleri dikkate alınarak bulunması gerekmektedir. Ancak bugün AKP hükümeti tarafından ortaya konulan proje, yerel seçim yatırımı görüntüsü çizen yamalı bir bohça niteliğindedir. Bugün ulusların kaderini tayin hakkı bağlamında, Kürt halkı Türk halkı ile birlikte ortak vatanda yaşama isteğini belirtmektedir ve bu istek Demokratik Özerklik projesi ile yaşam bulmuştur. Türkiye’nin de imzacısı olduğu Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ile uyumlu olarak Türkiye’nin idari ve siyasal açıdan kapsamlı bir demokratik reform sürecinden geçerek yerel yönetimlerde halkın kendini ilgilendiren konularda söz ve karar sahibi kılınmasını amaçlayan bu proje aynı zamanda çok kültürlü bir demokratik toplum yapısını güvence altına alacaktır. Yine Türkiye’de yaşayan bütün kimlik ve kültürlerin kendini özgürce ifade edebilmesinin güvence altına alındığı sivil bir anayasanın oluşturulması son derece önemlidir. DTP olarak bizler Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümü için verdiğimiz mücadelede birçok baskı ve engellemelerle karşılaştık. Partimize açılmış bulunan kapatma davası, milletvekillerimize yönelik dokunulmazlıklarının kaldırılması için düzenlenmiş fezlekeler bu baskıların örneği olarak önümüzde duruyor. Ancak biz tüm bu olumsuz koşullara rağmen her zaman demokrasi ve özgürlüklerin genişletilmesinin herkes için gerekli ve önemli olduğunu vurguladık; demokrasiden taviz verilmesinin istisnası olamayacağını söyledik. Bugün AKP’ye açılan kapatma davasıyla bu söylemimizde ne kadar haklı olduğumuzu görmüş bulunuyoruz. Demokrasinin güçlenmesi ve özgürlüklerin alanının genişletilmesi için verilecek mücadelenin aynı zamanda statükoyu savunanlara karşı da bir mücadele olduğunun bilinciyle, barışçıl ve demokratik mücadelemizi tüm zorluklara karşın bundan sonra da sürdürme kararlılığında olacağımızı belirtmek isteriz.

Haber dizimize Kürd siyasetçi-yazar Kemal Burkay ile devam edeceğiz.



Print


.
2016-12-03 - 17 :56    SABAH`ın REZALETİ ve UTANÇ HABERİ
2016-01-22 - 16 :31    Qazî MIHEMED: DÜŞMANLARINIZA ALDANMAYIN
2016-01-07 - 15 :30    KÜRT TARİHİNIN GİZLİ HAZİNELERİ AÇIKLANIYOR
2015-05-24 - 00 :52    Osmanlılar ve Acemler Arasında Kürdler
2015-05-24 - 00 :35    “Azeriler ve Ermenilerin Kürdlere karsi soykırımi”
2015-03-28 - 07 :54    Arap şövenistleri Rojavayı nasıl Araplaştırdı ?
2015-03-28 - 07 :43    Susuz Hoşgeldi köyünden Başbakan Davutoğlu’na çağri
2014-12-20 - 08 :33    ŞENGAL işit vahşetinden KURTARILDI !
2014-04-26 - 17 :07    Kürt imamlardan Ermenilerin korunması için fetva
2012-12-05 - 16 :43    Ninelerimizin Ermeni komşuları
2012-11-24 - 15 :54    Müslümanlar Ermenilerin nesi olur?
2012-08-18 - 00 :21    Rusya’nın Ortadoğu politikası
2012-04-03 - 02 :37    Sabri Atman : Süryani Soykırımı kabul edilsin
2012-01-17 - 00 :26    Federal Kürdistan’da politik islamin anatomisi
2011-12-28 - 00 :12    Diken : Fıleleri kaybettiğimizde coğrafyamiz da yoksullaştı
2010-11-21 - 01 :11    Cumhuriyet Kürdlere Ne Kazandırdı?
2009-08-27 - 23 :26    Kafkasya Kürdistan`ının iadesi
2009-02-17 - 02 :45    Burkay : Din-Siyaset ilişkileri-3
2009-02-13 - 01 :44    Burkay: Din-Siyaset ilişkileri-2
2009-02-01 - 00 :01    Burkay; Din-Siyaset ilişkileri-1



About us  |  Contact information
Copyright 2008, ANP. All rights reserved.
Powered by Med Diplomatic